Reklam
Reklam
Taşköprülülerin Buluşma Adresi Taşköprü Postası'na Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 5,57 / Satış: 5,60
€ EURO → Alış: 6,19 / Satış: 6,21

Taşköprülü sanatçı Cihan Ünal’dan; “Zaman su gibi akıp geçse de, Taşköprü sevgisi tükenmez”

Taşköprülü sanatçı Cihan Ünal’dan;        “Zaman su gibi akıp geçse de, Taşköprü sevgisi tükenmez”
  • 21.12.2018
  • 1.101 kez okundu
Reklam

Taşköprülü sanatçı Cihan Ünal’dan;        “Zaman su gibi akıp geçse de, Taşköprü sevgisi tükenmez”

 

-Cihan Ünal kimdir?

Cihan Ünal, 22 Ocak 1946 tarihinde Kastamonu-Taşköprü’de doğmuştur. Babası Hüseyin Ünal ilkokul öğretmeni, annesi Rahiye Ünal ev hanımıdır. Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Hepşen Akar ve Ankara Devlet Opera ve Balesi Orkestrası viyola sanatçısı Mete Ünal’ın kardeşidir.

İlkokulu Tosya ve Kırıkkale’de okudu. Ankara Cebeci Ortaokulu’ndan mezun oldu. Ankara Kurtuluş Lisesi’ni bitirdikten sonra, 1960-1964 Ortaokul ve Lise döneminde, Ankara Radyosu; “Çocuk Kulübü’nde”, “Eğitim Programları’nda”, “Radyo Tiyatrosu” ve “Arkası Yarın” programlarında çalıştı. 1962 yılında Ankara Halkevi’nde tiyatro kurslarına katıldı.
1964 yılında, Ankara Devlet Konservatuvarı’na girdi. 1969 yılında Konservatuvar’ın Tiyatro Yüksek Bölümünden mezun oldu ve aynı yıl Ankara Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu olarak göreve başladı.
1971-1973 yılları arasında Ankara Devlet Konservatuarı oyunculuk bölümünde Cüneyt Gökçer’in asistanlığını yaptı. 1973–1983 yıllarında yine aynı okulda öğretim görevlisi olarak diksiyon, mimik, rol ve sahne derslerine girdi. 1987 – 2000 yılları arasında ise İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde oyunculuk dersleri verdi.
1982 yılında British Council bursu ve Ankara Devlet Tiyatroları bilgi-görgü hakkı ile Londra’ya gitti. Burada dil eğitimi yanında Royal National Theatre ve Royal Shakespeare Company’de çeşitli provalara katılarak eğitimini devam ettirdi.
1982 yılında, Ankara Devlet Tiyatrosu’ndan ayrıldı. 1989 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’na geçti, 1989-1995 yılları arasında ‘Evita’ müzikalindeki ‘Che’ rolünü canlandırdı.
1980 yılında TRT’de yayınlanan Yücel Çakmaklı’nın yönettiği ‘IV. Murat’ dizisiyle bir anda milyonların tanıdığı sanatçı oldu. 1986 yılında yine Yücel Çakmaklı’nın yönettiği ‘Osmancık’ (Kuruluş) dizisinde ‘Osman Gazi’ rolünü oynadı.
1995 yılında Gencay Gürün’ün kurduğu Tiyatro İstanbul’a geçti.
2000 yılında başladığı Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Ana Sanat Dalı Başkanlığı’nı, 2007 yılında emekli olarak sonlandırdı. Cihan Ünal, İngiltere’deki Centre for Performance Research (Giving Voice) ve TODER (Tiyatro Oyuncuları Derneği) üyesidir. Ayrıca, Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nde, Diksiyon, Spikerlik ve Sunuculuk, Seslendirme ve Oyunculuk eğitimleri vermektedir.

-Bize Kendinizi Tanıtır mısınız?

Babam Atatürkçü bir Cumhuriyet öğretmeni idi. Sanata meraklı, ressam, bizi sanatla buluşturan, bize yol gösteren rehberimizdi babam.
1950’li yıllarda, ablam ve abimi Ankara’daki Devlet Konservatuarına gönderdiler. Ben bu SANAT aşkını, bu tutkuyu ailemden aldım. Emekli olduktan sonra da, Kıbrıs’a yerleşerek, Yakındoğu Üniversitesi Tiyatro bölümünde, oyunculuk dersleri vermeye başladım. Bu arada geçen sene başlayan ve bu sezon halen devam eden, Can Gürzap ve Mutlu Güney’le birlikte oynadığımız, Fransız yazar Yasmena Reza’nın yazdığı SANAT “ART” adlı oyunum oldukça, İstanbul’a gidip geliyorum.

-Siz Bilgiyi; Becerilerinizle, Kostümünüzle Bir Bütünlük İçerisinde Oynadığınız Rollerde ve Karakterlerde Bizlere Mesajlarla Verdiniz.
Sizce Bilgi Nedir?

Bilgi; çağdaşlıktır, insanın medenice yaşayabilmesi için gerekli bir donanımdır. İnsanlarda saygı, sevgi, sabır oluşmasını sağlar. Empati kurmaya destek olur. Duygu kazandırır… Bilgi, cümleye anlam yükleyen ve onu kalitelendiren bir hazinedir.
Bilgi zenginliktir, sağlıklı ve mutlu bir yaşamdır. Toplumun aynasıdır. İletişimin temel taşıdır. Birlikte ve bir arada huzurlu yaşamanın anahtarıdır. Bilgili toplumlarının öngörüsü yüksektir. Bilgi; gelişmedir, üretmektir, insanca yaşamaktır. Bir toplumda, çağdaşlık ve demokrasi için, “EĞİTİM” ve “BİLGİ” en önde gelen gerekliliktir.

-Okumanın Faydaları Nedir? Niçin Okumalıyız?

Dinimizde “Oku” emri var. Okumak; bilgilenmek, yaşamın her yanını ve bununla birlikte sanatın bütün yönlerini ele almak, adam gibi yaşamaktır. Okumak, aydınlanmaktır. Bilgi, dünyamızda kelimelerin çoğalıp anlamlaşmasıdır. Hayata bakış açımızı geliştiren ve hayatı sorgulatan bir olgudur. Karanlıktan aydınlığa yürümektir. Farklı düşüncelere ve kültürlere saygıyı öğretir bize. Birlikte yaşamak için empati kazandırır. Yaşam kalitemizi geliştirip bir arada ve birlikte sevgiyle yaşamamızı sağlar.

-Komşu Nedir? Siz Komşuyu Nasıl Bilirsiniz?

Eskiden olan ama bu gün bulunmayan sosyal bir olgudur komşuluk ilişkileri. Otuz, kırk yıl önce insanlar yolda karşılaştığında selam alıp verirlerdi, hal hatır sorarlardı. Paylaşımcılardı. Atasözlerimizde “Komşu komşunun külüne muhtaçtır’’ diye, komşu olmanın önemine vurgu yapmış özlü sözler var.
Şimdi asansörde karşılaştığımız insanlar selam vermekten, hatır sormaktan, yan komşusunun hasta olduğundan bihaber. Duygular körelmiş gibi.
Batılı ülkelerde yolda yürüyen insanlar birbirlerini tanımasalar bile selam verirler.

-Güven Nedir?
Güven, kuşku duymadan İNANMA ve BAĞLANMA duygusudur. Huzurlu yaşamanın ve insan ilişkilerinin temel taşıdır. İnsan, önce kendine güvenen, sonrasında karşısındakine güven verendir.

-Sevgi nedir?
Sevgi; doğadaki herşeye şefkatle, titizlikle, merakla bakmak, onun iyi olması için içi titremektir. Sevgi dolu bir insan, tüm canlıları, bitkiyi ve hayvanı da korur. Benim köpeğim “HAMLET”imle 13 yıl süren, sevgi, şefkat ve huzur dolu günlerim oldu. Onu kaybettiğimde, yıllarca kendimi toparlayamadım. Hayvan sevgisi, karşılıksız tek sevgidir belki de.
Yaşamak lazım!

-Anne Nedir? Annenizi Bize Anlatır mısınız?

Abraham Lincoln der ki: “Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız söyleyeyim; ANNEMDİR…”
ANNE; en uzun sevgidir, sevgiyi, paylaşımı, kaliteyi, güzellikleri karşılıksız öğreten varlık nedenimizdir.
Annem Ankara’daki evimizde, ağır hastayken, ben de yanındaydım. Üşütmüşüm, öksürüyordum. O hali ile gece yarısından sonra geç bir saatte, sütün içine bal koymuş karıştıra karıştıra elleri titreyerek getirdi. “Oğlum bunu iç iyi gelir” diyen fedakâr bir anne işte…
Annelerimizin kıymetini bilelim, onlara daha çok zaman ayıralım. Gün gelecek yanımızda olamayacaklar. Ben de ANNEME duyduğum özlemle, tüm annelerin ellerinden öperim.

-Baba Nedir Babanızı Bize Anlatır mısınız?

Babam bir Cumhuriyet bekçisidir. Atatürkçü bir öğretmendir. Sanata değer veren, ileriyi görendir. Benim hem öğretmenim, hem de başöğretmenim babamdır. Bu günlere gelmem babamın sayesindedir.
Kariyerimi babamın ve annemin, içten ve karşılıksız çabalarına, dualarına borçluyum. Babam yaslandığım kale, nefes aldığım yerdir, ağacımdır gölgesinde nefes aldığım.
İlkokul öğretmenimdi babam. Bir gün sınav yaptı bizi. Sınavım iyi geçmesine rağmen notum beklediğimin altında geldi. Üzüntü ve kızgınlıkla odasına koştum ve sordum.
“Nerede hata yapmışım? Notum neden düşük”, diye. Kendisinin verdiği cevap:
‘’Haklısın oğlum sen hepsini yaptın ama ben biraz kırdım notunu ki oğlunu kayırmış demesinler.’’
Ben babamın elbiselerini ters yüz ederek giyinirdim. Yokluğu da, varlığı da gördüm yani. Her şeyi babamdan öğrendim.

-Taşköprü’deki Anılarınız Nelerdir? Taşköprü’yü Özlediniz mi?
Taşköprü’de çocukluğuma ilişkin pek çok anı var. Oynadığım yerler, yüzdüğüm ırmak, samimiyet, akrabalarım, arkadaşlarım, güzel ve doğal insanlar, anılarım var. Çocukluğumun geçtiği, oyunlar oynadığımız, gözümü açtığım ve ömür boyu unutmayacağım bir yer.

-Taşköprü Belediye Başkanına Mesajın Ne olacak?

Sayın Başkanım Hüseyin Arslan’a selamlarımı iletiyorum. Taşköprü Organize Sanayi Bölgesi açılmak üzere. Bu sayede yatırımcıların bölgeye fayda katacağını düşünüyorum. Bana da bir görev düşerse herzaman yapmaya, başkanımızın ve Taşköprülü hemşerilerimin yanında olmaya hazırım.

-Taşköprü’ye yatırım yapacak iş adamlarına mesajlarınız nelerdir?

Toprağımız tarih kokar, bereketlidir, insanlarımız güler yüzlü ve samimidir. Yardımseverdir, çalışkandır. Taşköprü’de kaliteli insanlarla karşılaşacaksınız. İnsanları dost canlısıdır.
Ormanı gür, havası tertemizdir…
Yapacağınız yatırımlar, Taşköprü’yü marka yapacaktır. Bununla ilgili yapacağınız projelerde yer almaktan ayrıca onur duyarım. Açılışlara katılmak da isterim ayrıca.

Taşköprülü arkadaşlarıma, dostlarıma, tüm hemşehrilerime buradan selamlarımı ve sevgilerimi yolluyorum.

Ayrıca BAKIRKÖY; önemli sanatçılar yetiştirmiş, sanatı seven, sanatçıya değer veren insanların yaşadığı güzel bir ilçe. Okuma ve yazma oranının en yüksek olduğu, aydın bir kesim. Sizin aracılığınız ile bu gazete sayesinde evlerine konuk olduğum herkesi sevgiyle kucaklıyor, ebediyete uğurladığımız, Bakırköy’ün yetiştirdiği değerli sanatçı arkadaşım, dostum, sevgili TARIK AKAN ve diğer tüm sanatçıları rahmetle anıyorum.

Yakın zamanda görüşmek üzere…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ