Taşköprülülerin Buluşma Adresi Taşköprü Postası'na Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 7,37 / Satış: 7,40
€ EURO → Alış: 8,97 / Satış: 9,01

HAYAT BİR NEFESTE SAKLIDIR

HAYAT BİR NEFESTE SAKLIDIR
  • 27.12.2020
  • 287 kez okundu

HAYAT BİR NEFESTE SAKLIDIR

Geçen zaman mı yoksa ömür mü bilinmez; günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovalarken 2020 yılını da uğurluyoruz.

Acısıyla tatlısıyla, iyisiyle kötüsüyle 2020’de mazinin tozlu raflarında yerini aldı şimdiden.

“Acaba 2020’den ülkemin insanlarının beklentisi neydi?” mülahazasıyla özel bir televizyon kanalının 31 Aralık 2019 ana haber bülteni için yapılmış sokak röportajını izledim. Bu bir yıl içerisinde ülkece hayatımızda, beklentilerimizde, düşüncelerimizde ne gibi değişiklikler olduğunu görme fırsatı buldum. Kendisine mikrofon uzatılmış yurdumun güzel insanları, 2020’nin yapacağı sürprizlerden habersiz mutluluk, para, sağlık, aşk, seyahat… diyerek bir bir beklentilerini sıralıyor, içlerinden bazıları bir an önce bitsin bu yıl, 2020’den çok umutluyuz gibi klişe temennilerde bulunuyorlardı. Bir taraftan onları dinlerken bir taraftan da;

Ah! Akıp giden zaman

Kimi gelmene kimi gitmene muhtaç

Hem sancısın, hem ilaç… (Anonim) sözleri dökülüyordu zihnimden.

Sahi bunca hastalıklar, ayrılıklar, ölümler, krizler, aramıza giren mesafelerle bir sancı gibi olduğunun farkındaydık ama hiç mi ilaç olamamıştı bizlere?

Yin Yang felsefesine göre Dünya’nın ve insanlığın tüm kurgusu zıtlıklar üzerinedir. Küçük bir oranda dahi olsa zıddını muhakkak içinde barındırır anlayışı, dinimizdeki karşılığıyla her şerde bir hayır vardır dedim sonra ve başladım hayrı aramaya.

Bundan yaklaşık bir yıl önce tahmini 10.271 km uzağımızdan, hem de sınırımız bile olmayan Çin’de baş gösteren bir virüsün bu kadar kısa zamanda sınırlarımızı aşıp gerek ülkemizi gerekse ilçemizi bu kadar yakından etkileyeceğini bekler miydik?

Aslında 90’lı yıllar sonrası biliyorduk dünyanın küresel bir köy olduğunu.

Yalnız şu 1 yıllık süreç gösterdi ki o köy artık dijital bir dünyaya hapsedildi.

“Evde Kal” mesajlarıyla korumaya çalıştık kendimizi ve sevdiklerimizi. Hızına yetişmek için peşinden koştuğumuz dünyada belki de hiç bu kadar uzun baş başa kalmamıştık kendimizle. Bu koşturmacayla kaçırdığımız, belki de hiç fark etmediğimiz bir varlığımızı hissettik “Bir ben vardır benden içeri” diyen Yunus Emre gibi. İçimizde, ta derinlerde bir yerlerde bizi bekleyen özümüzü bulduk.

Şöyle bir etrafıma bakındığımda şimdiye kadar farkında bile olmadıkları yeteneklerini keşfeden, yeni hobiler edinen insanlar gördüm. Sağlığın dünyadaki en büyük zenginlik, ailesiyle birlikte zaman geçirmenin, doya doya sohbet etmenin en büyük mutluluk, sevdikleriyle kucaklaşmanın en büyük hediye, maskesiz mesafesiz sokakta yürümenin en büyük özgürlük, rahatlıkla nefes alıp verebilmenin en büyük nimet olduğunu…

Dünya sanki sadece biz insanlarınmış gibi hoyratça sahiplenmenin, kâinatı birlikte paylaştığımız hayvanları, bitkileri, zerreden kürreye yaratılmış bütün mahlûkatı hiçe sayarak yaşayan insanlığın ne çok yanlış yaptığını gördüm. Aslında önceden bakıp da göremediğimiz nicelerini…

Hayata hangi pencereden, nasıl baktığın önemli.

Asıl olan Kızılderili Şefi Seattle’ın şiirinde yazdığı gibi  “Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde “Değil hala sahip olduğumuz güzellikleri kaybetmeden, kıymetini bilip ona göre yaşamak galiba.

Bize kattığı güzellikler için 2020’ye teşekkür ediyor;

Maskesiz, mesafesiz, özgürce hareket ettiğimiz, sevdiklerimizle mus mutlu yaşadığımız bir yıl olması dileğiyle…

“HOŞ GELDİN 2021” diyorum…

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ