Taşköprülülerin Buluşma Adresi Taşköprü Postası'na Hoşgeldiniz -
$ DOLAR → Alış: 8,65 / Satış: 8,69
€ EURO → Alış: 10,14 / Satış: 10,18

“Kastamonu, ekstrem sporlar için bir Cennet”

“Kastamonu, ekstrem sporlar için bir Cennet”
  • 16.01.2021
  • 641 kez okundu

Pan Doğa Sporları Derneği kurucularından Kadir Yılmaz;

“Kastamonu, ekstrem sporlar için bir Cennet”

Taşköprü Postası Gazetesi olarak alanında başarılı isimlerle röportajlarımız devam ediyor.

Bu hafta ki konuğumuz ise adrenalin ve heyecan tutkunlarının özellikle son yıllarda vazgeçilmez sporu olan kanyon başta olmak üzere doğa sporlarının önce gelen isimlerinden Pan Doğa Sporları ve Sürdürülebilir Yaşam Derneği Başkanı ve Kanyoning Türkiye Dergisi’nin kurucularından Kadir Yılmaz bizlerle oldu.

Yılmaz ile kanyon keşiflerini, diğer ekstrem sporlarını, Pan Derneği faaliyetlerini ve doğa sporları açısından Kastamonu’yu ve daha fazlasını sizler için konuştuk.

 

 

Merhaba Kadir Bey, öncelikle okurlarımız için kendinizi tanıtır mısınız?

Merhaba ben Kadir Yılmaz. 1987 İstanbul doğumluyum. Eşim Kübra ile kanyon sporu sayesinde tanıştım ve 2 yaşında Uzay Toprak isminde bir oğlumuz var.

2013 yılından beri kanyon sporu içindeyim. 2016 Şubatında arkadaşlarımla Pan Doğa Sporları ve Sürdürülebilir Yaşam Derneği’ni kurduk. Dernek bünyesinde kanyon sporu ile ilgili olarak keşif, haritalandırma, teknik rapor, boltlama ve ar-ge çalışmaları yapıyorum. Yıl içinde 2 defa kanyon sporu eğitimi veriyorum. 2019 yılından beri İHA 0 drone pilotuyum. IRATA Level 1 belgesi alarak 2020 yılının başında iple erişim teknisyenliğine adım attım. Şu anda Kanyoning Türkiye Dergisi’nde çalışıyorum.

 

Pan Derneği’nden bahseder misiniz? Neler yapıyorsunuz, amaçlarınız ve hedefleriniz nelerdir?

2015 yılında arkadaş grubu olarak başladık. 2015’ten 2016 yılına kadar geçen 1 yıllık sürede resmi bir dernek gibi faaliyetlerimizi sürdürdük ve kendimizi deneyerek bu işi yapabileceğimizi gördük. Derneğimizi kurarak resmiyet kazandık. Derneğin adı Yunan mitolojisinde kırın, satirlerin ve çobanların tanrısı olan Pan’dan gelmektedir. Şu anda dernek başkanlığını yürütmekteyim. 35 üyemiz ile birlikte kanyon, mağara, tırmanış, yürüyüş, kamp ve sosyal sorumluluk projeleri aktif olduğumuz alanlar. “Siz De Kahraman Olabilirsiniz”, “8 Mart Farkındalığı” ve “Kanyonların Öncü Kadınları” sosyal sorumluluk projelerimiz var. Özellikle kanyon keşifleri, kanyon teknik raporlamaları, kanyon haritalandırma ve kanyon boltlaması üzerine yoğunlaşmış durumdayız.

Bugüne kadar kanyonlarda yaptığımız çalışmalar;

 

Kanyon Keşifleri

  1. Güzyaka Kanyonu, Isparta – 2017
  2. Alatepe Kanyonu, Muğla – 2019

Kanyon Teknik Raporlamaları

  1. Horma Kanyonu, Kastamonu – 2015
  2. Tuzla Kanyonu, Sakarya – 2016
  3. Harmankaya Kanyonu, Bilecik – 2016
  4. Şahindere Kanyonu, Balıkesir – 2016
  5. Olukbaşı Kanyonu, Denizli – 2016
  6. Kaputaş Kanyonu, Antalya – 2016
  7. Deredop Kanyonu, Eskişehir – 2016
  8. Camandere Kanyonu, Yalova – 2016
  9. Yarıkkaya Kanyonu, Manisa – 2016
  10. Güzyaka Kanyonu, Isparta – 2017
  11. Sulubağlar Kanyonu, Eskişehir -2018
  12. Ersizlerdere Kanyonu, Kastamonu – 2018
  13. Kırk Urgan Kanyonu, Muğla – 2018
  14. Saklıkent Kanyonu, Muğla / Antalya – 2019
  15. İskemderin Kanyonu, Bilecik – 2020

Kanyon Haritalandırması

  1. Güzyaka Kanyonu, Isparta – 2017

Kanyon Boltlaması

  1. Ersizlerdere Kanyonu, Kastamonu – 2020
  2. Güzyaka Kanyonu, Isparta – 2020

Topluluk olarak teknik gelişime açık, bilginin peşinden koşan ve paylaşıma açık bir kültürü benimsiyoruz. Dernek olmamıza rağmen dernekçilik yapmayı tercih etmek yerine sadece spor yapmayı tercih ediyoruz. Bu doğrultuda herkesin sahiplenebileceği, evrensel insani değerler ve katılımcılık ilkeleri doğrultusunda, güven ve samimiyet ekseninde bir araya gelen topluluk olabilmek ve geçireceğimiz eğlenceli zamanları sürdürebilir hale getirmeye çalışıyoruz.

Misyonumuzdan bahsetmem gerekirse; temelini disiplin ile oluşturduğumuz eğitim programımız sayesinde sistematik bir şekilde etik değerlere sahip, saygın doğa sporcuları yetiştirebilmektir. Doğa sporlarının profesyonelce yapılması gerektiğini öğretebileceğimiz herkesin, bu sporları yapmaya hakkı olduğu ve bu zevki tatması gerektiği inancındayız.

Vizyonumuz ise; sürekli gelişen ve sorumluluklarının bilincinde bir topluluk olmayı devam ettirebilmenin yanı sıra, keşfedilmemiş yerlerin keşfine ve ülkemizde federasyonu olmayan doğa sporlarının federasyonlarının kurulmasına katkıda bulunabilmeyi hedefliyoruz.
Merak edenler yukarıda paylaştığım tüm bilgilere web sitemizden ulaşabilirler.

Pan Derneği’ne ulaşabileceğiniz yollar;

Web sitemiz pandernegi.org,

Sosyal medyamız instagram.com/pandernegi,

Rota uygulaması wikiloc.com/pandernegi.

İletişim;

E-Posta: info@pandernegi.org

Telefon & WhatsApp: 0553 665 44 26

 

Neden kanyon sporu ve bu sporu nasıl tanımlarsınız?

Doğal güzelliklerin keşfi,

Doğaya özgü seslerin oluşturduğu huzurlu bir ortam,

Kayaların büyüleyici yapısı,

Suyun hayranlık uyandıran gücü,

Zor şartlarla her türlü mücadeleye sizi hazırlayan bedensel ve zihinsel bir spordur.

Benim gözümden kanyon sporunun tanımı ise, ekstrem sporların kokteyli gibidir; birçok spor dalını içinde barındırır. Dağcılık, mağaracılık, yüzme, yürüyüş, tırmanış, yüksekten suya atlayış, body rafting gibi. Kısacası hepsinden biraz var. Mental ve fiziksel dayanıklılık gerektiren bir disiplin olduğu için düzenli spor yapmayı gerektiren ekstrem bir daldır.

 

Sizi Horma Kanyonu’na çeken nedir?

Horma Kanyonu‘nu su parkına benzetebilirim; eğlenceli bir yerdir. Horma Kanyonu’nda, sınırsız jetonu olan çocuklar gibi eğleniyoruz diyebilirim.

Kanyonu geçerken bir bölüm var ki, işte burası için Horma Kanyonu’nu hiç bıkmadan geçerim; Çiftli Şelale.

Hem yukarıdan, hem de aşağıdan görüntüsüyle beni hayran bırakıyor. Hele ki yüksek su debisinde orada olup zaman geçirmek paha biçilmez. Tam bir rahatlama seansı.

Son olarak kanyon çıkışındaki Ilıca Şelalesi’nden atlayıp göletinde yüzmek ve Ilıca Köyü’ndeki gözlemeci, kanyonun kaymağı oluyor ve tüm bunlar beni buraya çekiyor.

 

Horma Kanyonu’nda unutamadığın bir anınız var mı?

2013 yılının mayıs ayında ilk Horma Kanyonu geçişimde kamp alanında kardeşim olarak gördüğüm Volkan (BALTACI) ve Uğur (Kadir KANAR) ile taşlardan fırın yapıp, içinde kek ve ekmek karışımı olan kekmek yapmaya çalışmıştık. Kısmen başarılı olmuştuk çünkü yarısı pişmişti ve pişen kısmını afiyetle yemiştik.

Bunun dışında ilk teknik raporunu çıkardığımız kanyon olmasından dolayı hep bir bağım var.

 

Horma Kanyonu’nun nasıl bir yapısı var?

Kısaca bahsetmek gerekirse, Horma Kanyonu, Meydandüzü havzasından başlar ve girişi Ayıderesi’dir. Kanyonun içinden Zarı Çayı akmaktadır. Kanyon Ilıca Şelalesi’nde son bulur. Akarsuyun kireçtaşını aşındırmasıyla kazanlar, kanallar, su oyukları ve havuzlar oluşmuştur. Kanyon içerisinde bu yapıları baştan sona kadar görmek mümkündür. Diğer yandan tektonik hareketler sonucu kanyonun yapısı değişmekte ve kanyon sporcuları olarak buna şahit olmaktayız. Çavlanların, şelalelerin ve girdapların gücü, akış yönü, hızı ve derinliğinin değişimlerini deneyimliyoruz. Akarsuyun kireçtaşını oyarak ilerlemesi ve oluşan değişimi gözlemlemek ise yıllar almaktadır. Ama tektonik hareketlerin gücü anında etkisini göstermektedir. Buna ek olarak sel oluşumu kanyonun yapısını aniden değiştiren bir diğer güçtür. Her kanyonun olduğu gibi Horma Kanyonu’nun yapısıda değişkendir. Horma Kanyonu hakkında daha detaylı bilgi isteyenler Horma Kanyonu teknik raporunu inceleyebilirler.

 

Horma Kanyonu’nu özel kılan nedir?

Horma Kanyonu özel kılan bulunduğu konumdur. Bu konum 200 ila 65 milyon yıl öncesine kadar Tetis Denizi altındaydı. Milyon yıllar içerisinde bu konum sıkışıp kıvrıldı ve en sonunda taşlaşıp “Batı Karadeniz Karstı” oluştu. Diğer ve bilinen adıyla Küre Dağları. 2000 yılında milli park ilan edilen Küre Dağları kireçtaşı ana kaya yapısına bağlı olarak, karstik su kaynakları, şelaleler, kanyonlar, düdenler ve mağaralar, gibi jeolojik, jeomorfolojik, hidrojeolojik kaynak değerleri yönünden zengindir. Avrupa’nın en yaşlı ormanlarının arasında ve doğa harikası bir coğrafyada yer alan Horma Kanyonu, adeta doğal bir akvaryumu andırmaktadır.

Diğer yandan Horma Kanyonu ailemiz içinde önemli bir yerdir. Çünkü oğlumuzun göbek bağını kanyonun içine gömdük. İleride bizim gibi doğayı ve sporu sever inşallah.

 

Tüm aile kanyon geçişleri yapmayı düşünüyor musunuz?

Kesinlik düşünüyoruz ve düşünmekle kalmayıp harekete geçtik. Evde bir yapay tırmanış duvarı var ve Uzay Toprak kontrolümüz altında tırmanış yapıyor. Arada kask ve kemer giydirerek malzemelere alıştırmaya çalışıyoruz. Son Horma Kanyonu geçişimde eşim ve oğlum beni Ilıca Şelalesi’nde yüzerek bekliyorlardı. En kısa zamanda çekirdek aile olarak kanyonlardan geçmek niyetindeyiz.

 

Ülkemizin ve Kastamonu’nun en meşhur kanyonu olan Valla Kanyonu’nu kendi gözünden anlatır mısınız?

Valla Kanyonu’nun benim için en önemli özelliği su debisidir. Su debisi; akarsuyun herhangi bir kesitinden bir saniyede geçen suyun metreküp olarak hacmidir. Öncelikle Valla Kanyonu’na giren suyun hacminin ne kadar büyük olduğundan bahsetmek istiyorum.

Valla Kanyonu 2 kol olarak başlar.

Birinci koldan gelen akarsu Devrekani Çayı’dır. Devrekani Çayı Çatak Kanyonu içinden geçer. Çatak Kanyonu’nun paralelinde ise Horma Kanyonu vardır. Horma Kanyonu’ndan geçen Zarı Çayı, Devrekani Çayı’na dahil olur ve Devrekani Çayı’nın su debisi 2 kat güçlenerek akmaya devam eder.

İkinci koldan gelen akarsu Kanlıçay’dır.

Valla Kanyonu’na Kanlıçay’dan giriş yapıldığı zaman (Genelde Kanlıçay üzerinden kanyona girilir.) 700 metre sonra Kanlıçay, Devrekani Çayı’na dahil olur. Böylece Valla Kanyonu içinden geçen suyun debisi 3 kat güçlenir ve devasa bir büyüklüğe ulaşır. Genelde her kanyona bir akarsu girer ama Valla Kanyonu bu genellemenin dışındadır. Bu durum kanyon içinden geçen akarsuyun debisi düşük olduğu yaz aylarında bile gücünü hissettirir.

Hareketli suyu okuma, köpüklenme, debiye göre hareket etme, su yüzeyini iyi analiz etme, suyun doğru noktasına atlama, hareketli suda yüzme teknikleri, kanyon tabanının şekli ve kanyon tabanı ve/veya yüzeyinde oluşan engeller Valla Kanyonu’nda daha da önem kazanır.

Kanyon içindeki organizasyonumuz, Valla Kanyonu’nun değişken tabanına, su debisine ve süzgeçlerine (Kanyon tabanı ve/veya yüzeyinde oluşan engellerdir.) bağlıdır. Ölüm ve ciddi yaralanma riskini azaltmak için her kanyon sporcusu kanyon hidrolojisini çok iyi bilmelidir.

Diğer yandan suyun oluşturduğu muhteşem doğal heykeller arasında, sırt üstü yüzerken, yüksek duvarlarının izin verdiği sürece gökyüzünü izlemenin keyfi enfes bir andır ve yaşadığınızı hissettirir.

Kamp alanı ise kanyon içindeki kamp alanları arasında gördüğüm en güzeli diyebilirim. Oldukça düz ve geniş bir alana sahip. Ateş yakmak için odun kolaylıkla bulunmaktadır. Yaşanabilecek bir sel açısından sudan yüksekte olması büyük bir avantaj. Ayrıca kamp alanının yanında, kanyon duvarından akan şelalenin hem seyrine hem de içimine doyum olmuyor.

 

Kanyon içindeki kamp alanları arasında gördüğüm en güzeli” olduğunu söylediniz. Peki Valla Kanyonu içinde yapılan kamp nasıl bir duygu?

5 değil, 5 milyon yıldızlı otel!

Gece gökyüzüne baktığınızda, kanyon yapısı gereği duvarlarının size izin verdiği belirli bir kısmı görebilirsiniz. Sanki tüm yıldızlar o dar açıya yığılmış gibidir, elinizi uzatsanız tutabilirsiniz.

Suyun sesi ve tabii ki vazgeçilmez kamp ateşi üzerinde pişirilen yemeği paylaştıktan sonra oynanan kurt kim oyunu, daha ne isterim ki.

 

Valla Kanyonu ve diğer ekstrem sporlar için tekrar Kastamonu’ya ve Taşköprü’ye gelmeyi düşünür müsünüz?

Nazik davetiniz için derneğimiz adına teşekkür ederim. Memnuniyetle geliriz ve sizlerle birlikte olmak harika bir deneyim olacağına inanıyorum çünkü Kastamonu ekstrem sporlar için tam bir cennet diyebilirim. Ekip olarak uzun zamandır Valla Kanyonu’nun teknik raporunu çıkarmak istiyorduk. Zorlu bir Valla Kanyonu macerası ve diğer heyecan verici ekstrem sporları için şimdiden sabırsızlanıyorum.

 

“Kastamonu ekstrem sporlar için bir cennet” dediniz, biraz açabilir misiniz?

Tabii ki. Özellikle kanyon sporu ve mağaracılık için bulunmaz bir şehir. Eminim Kastamonu’da bilmediğim farklı ekstrem spor faaliyetleri yapılıyordur. Çünkü çok uygun bir yer ve benim gözümde Türkiye’nin “Ekstrem Sporlar Başkenti” Kastamonu’dur. Horma Kanyonu, Valla Kanyonu ve Ersizlerdere Kanyonu yanı sıra Dağlı Kuylucu, Atak Mağarası ve Buzluk Mağarası’na girdim. Keşfedilmiş ama daha giremediğim birçok yer var ve daha da önemlisi keşfedilmeyi bekleyen yerlerin varlığı beni çok heyecanlandırıyor.

 

Son olarak okurlarımıza Kanyoning Türkiye Dergisi’nden bahseder misiniz?

Ocak 2019 yılında ilk sayımızı yayınladık. Şu anda 3 sayımız var. 4. sayı için hazırlıklar devam ediyor. 3 aylık olarak çıkarmayı planlamıştık ama pandemi süreci dergiyi çok etkiledi. İçerik olarak kanyon, doğa sporları, gezi, kültür ve sanat başlıklarımız var. Sporcular ile röportajlar, ekstrem sporlar ile ilgili teknik bilgiler, gezi yazıları, kültür ve sanat camiasından haberler yer almaktadır. Ortalama 200 sayfalık bir çalışmanın ürünü olan Kanyoning Türkiye Dergisi okurlarımızın desteğiyle daha iyi yerlere gelecektir. Okumak isteyenler için Kanyoning Türkiye Dergisi 3. sayısını temin edebilecekleri adres;

www.kanyoningturkiye.com/product/kanyoning-turkiye-sayi-3

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ